Sadece kaldırım taşlarıydı o gece yalnızlığını paylaşan
Islanmaktan korkuyordu çatlak dudakları
Ağlamaktan korkuyordu masum gözleri
Sebepsiz fırtınalar vardı yüreğinde
Haykırmaktan korkuyordu sustururlar diye
Uzandı yalnızlığın kollarına daldı rüyalara
Alıp başını gitti gem vurulmayan sevdalara
Hayat ne zaman sarı yüzünü gösterse nefret niyetine
O hep dalardı kırmızılı sevda günlerine
Bir yaprak misali yüreklerde açmak isterdi
Mevsim değiştiğinde filiz veren ,yeşeren ,meyva veren
Ve sonbahar geldiğinde sararıp dökülen
Sonra başka dalları olmalıydı her mevsimde çoğalan
Güz sevdası olmalıydı adı kırmızı günlerde yeşeren
Evet adı bu olmalıydı
Güz sevdası
Yeşerdikçe sevindiğimiz yapraklar düşünce
Akıllarda kalmalıydı yaşanmışlıklarıyla
Unutulmamalıydı ama bir daha yeniden aynı dalda açmamalıydı
Vakti geldiğinde savrulan tohumlar başka yürekleri yeşertmeliydi
hayata bağlamalıydı
kısacık bir hayatı olmalı ama hayata bağladığı yüreklerle anılmalıydı
güz sevdası böyle olmalıydı
yaşanmalı ve unutulmamalı
sarı günlerde açmalı güz sevdası ……..